Uzak Diyarların Türküsü


Ey uzak diyarların türküsü,

Akşam üzeri dağlardan kopup gelen rüzgarla

Getir bize yalnızlığın ve yalınlığın kokusunu.

Ver elini, tut götür bizi sevdanın en yoğun kalbine,

Götür ki görelim sevda nasılmış,

Ne gibiymiş dağların ardında...

Sonra bir yağmur ile bize eski hikayeleri anlat.

Söyle, duyur ki bilelim biz de şu dünyada kimler sevmiş,

Kimler sevilmiş

Kimler kavuşmuş, kimler yanmış ta kül olmuş...

Ah uzak diyarların türküsü,

Rüzgarın tozu dumana katarak

Savurması herşeyi ne güzeldir akşamın alacakaranlığında,

Örter bütün kiri savurduklarıyla.

Göğü kendi rengine boyarken,

Hüzün bulutlarını hareketlendirir bir çırpıda.

Bırak uzak diyarların türküsü,

Bırak beni de savursun bu rüzgar

Akşamın alacakaranlığında;

Savrulayım, gideyim, kaybolayım tozun, torpağın içinde.

Üstüm başım batsın, yüzüm gözüm kum olsun

Bırak!

Bırak, hiç değilse, örtsün rüzgar kirleri,

Bütün hepsini...

0 Comments:

Post a Comment




 

Copyright 2006| Blogger Templates by GeckoandFly modified and converted to Blogger Beta by Blogcrowds.
No part of the content or the blog may be reproduced without prior written permission.