Bu hikaye
Diğerlerinin hikayesi.
Onlara adanmış bir ağıt,
Bir küçük destan yumağı.
Evet,
Yaşanıyor nice destanlar etrafında
Sessiz ve derinden.
Farkında değil kimse,
Belki de umrunda değil.
Ama sessiz bir çığlık
Karanlıktan gelen,
Bildirir herşeyi tüm çıplaklığı ile.
Bir baba var,
Diz çökmüş kaldırımda,
insanların önünde,
Tüm gururunu geride bırakarak.
Geçiyor insanlar önünden
O ise yalnız
Herkesin önünde.
Yerlerde...
Elinde ise bir küçük afiş,
Yazıyor üzerinde;
"Oğlunun ameliyat olması için iki milyar ..."
Ah ulan be,
Şu dünyaya bak diyor insan,
İki milyar,
Onlarca insanın önünde diz çöktürüp
El açtırıyor iki milyar.
Oturmuş öylece soğuk kaldırıma,
açmış sağ elini.
Kurban olsun o sağ eline iki milyar.
Ama yok işte...
Yok kahrolası para...
Açtırıyor elini insanın böyle.
Gelip geçenler veriyor bozuk para gönlünce.
O ise ağlamaya başlıyor
O kadar kişinin önünde.
Gözyaşları ateş, gözyaşları ok!
Yaksın dünyayı, yıksın dünyayı.
Ama bildiğimiz dünya işte.
Dilendiriyor nice mertleri böyle...
Olmayınca bir ameliyat parası
yerin belediye kaldırımları.
Hor görenler de yok değil;
"kalk be kardeşim oradan, gelip geçenler var!"
Ya, evet, kardeşim...
kardeşin o senin.
Yerlerde, soğuk kaldırımlarda kıvranan
Tutup elinden kaldırmak görevin.
Ve gelip geçenler var tabii,
gelip geçen.
Öylece gelip, öylece geçen...
Hem o kaldırımdan, hem bu dünyadan.
Öylece.
Kör ve sağır.
Fakat, ne yazık ki,
Hayat kimileri için öylece gelip geçmiyor,
Oğlu için el açtırıyor,
iki milyar için...
Ve ben ayrılırken o kaldırımdan,
Bitmiyor bu hikaye, bu destan.
Ben ayrılırken o kaldırımdan,
Dünyanın namertliğine direniyor bir insan.
Ve ben ayrılırken o kaldırımdan,
Biliyorum, yazılamayacak bu destan...
Etiketler şiir
1 Comment:
-
- Osman Aksit said...
7:29 ÖSÇok güzel bir yazı olmuş, ellerine sağlık abi, iki kere okudum, şimdi bir kere daha okucam, devamını bekliyorum.