Or. Eşref Bitlis'e Ne Oldu?

Saatler 17 Şubat 1993 günü 12:30'u gösterdiğinde Türk Hava Kuvvetleri'nin KK 10011 no'lu Beecraft B-200 S/M BB 1412, aletli meteorolojik ve buzlu uçuş şartlarında, Türkiye, Ankara Esenboğa Havaalanı için aletli iniş sistemi lokalizörünü bulmak için manevra yaparken düştü. Uşuş mürettabatı kaza öncesi motor titreşimleri bildirdi. İki mürettebat ve üç yolcu öldü. Uçak parçalandı. Türk Hava Kuvvetleri için düzenlenen resmi raporda olay böyle özetlenmişti.

Peki Eşref Bitlis kimdi? Dönemin jandarma genel komutanı idi. Kürt sorunu üzerine oldukça düşünmüştü, olayı her yönüyle analiz etmiş, ve bir strateji uygulayabilecek sonuca varmıştı. Bitlis paşa, 1990'da Orgeneral rütbesi aldı ve Jandarma Genel Komutanlığı'na atandı. Bitlis, bölgede konuşlanmış durumda bulunan Çekiç Güç Kuvvetlerinin Türkiye'den ayrılması gerektiğini açıklıyor ve ABD'nin Kuzey Irak'da oluşturmaya çalıştığı Kürt Devleti'nin Türkiye'nin zararına olduğunu söylüyordu. Bu nedenle ABD büyükelçiliği tarafından birkaç defa Hükümete şikayet edildiği iddia edildi.(*)

Erol Mütercimler'in yazdığı üzere; "Olayın mahkeme safhasında İTÜ'den üç kişilik bilirkişi heyeti tayin edilmiştir. Bu heyetin hazırladığı raporun yedinci sayfasındaki sonuç bölümünde şu görüşlere yer verilmiştir:

  • Motor arızası ve sonuç olarak uçağın düşmesinde buzlanmanın etkili olduğunu gösteren yeterli ve tatminkar delil yoktur.
  • Motor arızası ve düşme olayında pilotaj ve bakım hata ve kusuru bulunduğuna dair deliller mevcut değildir. Dolayısı ile davacılar murisi 2. pilot Tuğrul Sezginler ile Kaptan Pilot Yaşar Erian'ın kusurları yoktur.
  • Uçağın düşmesine yol açan motor arızasında davalı firmanın dizayn ve yapım hatası bulunduğuna dair delil mevcut değildir.
  • Kaza günü öncesindeki gece hangar civarındaki -bir nöbetçi tarafından bildirilen- kimliği bilinmeyen kişi ile yukarıda isimleri zikredilen motor iç aksamının enkaz mahalinde bulunmaması ve sağlam ve mukavim olan motor zarfının parçalanmamış ve hatta fazla deforme olmamış görüntüsü karşısında sabotaj ihtimali gözlerden uzak tutulmamalıdır.

Bilirkişi raporunda yeraldığı üzere, uçağın düşüş nedenleri arsında sabotaj olasılığı da hayli yüksekti. Buna rağmen konunun üzerine yeterince gidilmedi ve alelacele dosya kapandı.

Necati Özgen'in açıklamaları

16 Eylül 2002 'de Sabah Gazetesi'nde, Eşref Bitlis'in şehit olduğu dönemde O'nun genel sekreteri olan Orgeneral Necati Özgen ile yapılan röportaja göre Amerikan Jetleri Bitlis'in helilopterini düşüreceklerdi.

Özgen'in açıklamalarına göre yerden 1500 metre yüksekte uçmakta ve Barzani'nin karargahına doğru yol alan Eşref Bitlis Paşa'nın da içinde bulunduğu Türk helikopterine, iki amerikan jeti çok yakından uçarak tacizde bulundu. Jetlerin egzoz gazı helikopterin motorlarını doldurduğunda, oksijensiz kalan motorlar nedeniyle neredeyse düşme noktasına gelindi. Üstelik bu taciz iki kez gerçekleşti.

Bölgedeki tüm uçuşlardan karşılıklı iki tarafın da haberi olduğunu söyleyen Necati Özgen, "şimdi düşünün ki hiç haberleri olmasa bile, orada bir Sikorsky helikopteri var. Kime ait, kimin var Sikorsky helikopteri? Barzani'nin yok, Talabani'nin yok..." diyordu.

Orgeneral Eşref Bitlis'in ölümü, aradan 14 sene geçmesine rağmen hala açıklığa kavuşmuş değil. Ve hala uçaklarımız esrarlı şekilde düşmeye devam ediyor...



(*):Orgeneral Eşref Bitlis (1933 - 1993); kimkimdir.gen.tr
not:bu konu hakkında daha detaylı bir değerlendirme için Erol Mütercimler'in Komplo Teorileri kitabına bakınız.

0 Comments:

Post a Comment




 

Copyright 2006| Blogger Templates by GeckoandFly modified and converted to Blogger Beta by Blogcrowds.
No part of the content or the blog may be reproduced without prior written permission.