Almanya'nın Polonya'ya saldırması, böyle bir hareketi savaş sebebi sayan İngiltere ve Fransa'yı, Hitler'e savaş ilan etmek zorunda bırakmıştı. Ve Churchill "kan, ter ve gözyaşı" vaadederek savaşa girdi.
Nisan 1940 itibariyle Danimarka ve Norveç, Almanya tarafından istila edildi. (Hitler, Fransa’ya saldırmadan once kuzeye çıkmayı yeğlemişti. Neden acaba?) Ardından Hollanda, Belçika, Lüksemburg düştü.
Yönünü Paris’e çeviren Alman tankları, 5 haftada Paris’e ulaşınca Fransa saf dışı kalmış oldu. (14 Haziran 1940) Almanya’nın tüm Avrupa’yı istila ettiğini gören İtalya ise 10 Haziran 1940 da Almanya’nın yanında savaşa girdi.
Fransa’nın düşmesinin ardından Alman uçakları İngiliz şehirlerini bombalamaya başladılar. Sanayisini, askeri fabrikalarını bu saldırılarda kaybeden İngiltere adya hapsoldu ve kıta Avrupa’sına çıkarma yapacak gücü kalmadı.
Batının kısa sürede erimesinin ardından Alman tankları bu sefer yönünü balkanlara çevirdi. Yıl sonuna kadar bütün Balkan ülkelerinde denetim sağlanırken, Türkiye ile Almanya komşu oldular.
Bu arada 27 Eylül 1940 tarihinde Almanya – İtalya – Japonya üçlü ittifak anlaşması imzaladılar.
Tüm Avrupa’yı fetheden Hitler’in 1941 yılı itibariyle nereye saldıracağı meçhul idi. Yeni hedef neresiy idi?
22 Haziran 1941 de Alman tankları Sovyet sınırını hızla geçerek savaşa yeni bir boyut kazandırıyorlardı. Artık Sovyetler ile Almanlar arasındaki saldırmazlık anlaşması bozulmuştu.
Almanlar Avrupa’yı kısa sürede istila ederken uzaklarda, Pasifik’de Japonların Amerikan donanmasına baskın vererek saldırmasının ardından savaşın rengi değişti. Amerika müttefiklerin yanında savaşa girdi, harp, tüm dünyaya yayılmış oldu, savaş uzadı.
Sovyet topraklarında hızla ilerleyen panzerler, yıl sonuna kadar Moskova’ya 22 km yaklaştı, artık Moskova’nın ışıkları gözükmekteydi, fakat Sovyetler direnmeye devam ettiler. Almanlar 1941’i 1942’ye bağlayan kış aylarını sovyet topraklarında geçirdiler.
1942 nin bahar ayları ile birlikte Almanlar saldırılarını yeniden şiddetlendirlier. Kafkas petrollerinin etkisiyle “Mavi Operasyon” kod adıyla bilinen saldırıları başlattıktan sonra Ağustos 1942 de Kakaslar’a ulaştılar. Fakat Stalingrad önlerinde beklemedikler bir direniş ile karşılaştılar.
Pasifik’deki Japon yayılması 1942 yılı Ağustos sonu itibariyle Amerika tarafından durduruldu. Afrika’da ise Alman – İtalyan – Fransız ve İngiliz güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyordu.
Bir zorlu kışı daha Sovyet topraklarında geçirmek zorunda kalan Alman birlikleri , Stalingrad şehrine yaptıkları saldırılardan yenik ayrılarak Şubat 1943 başında teslim oldular ve savaşın bu dönüm noktasından sonra istila ettikleri topraklardan hızla geri çekilmeye başladılar. 12 Mayıs’da Afrika’daki Alman ve İtalyan birlikleri de teslim oldu, 25 Temmuz’da Mussolini hükümeti düştü, Kızıl Ordu tüm doğu cephesinden saldırıya geçti, Amerika Pasifik’deki adaları Japonların elinden bir bir almaya başladı.
1944 yılında ise savaşın kaderi netleşiyordu, Sovyetler doğudan hızla gelirken, 6 Haziran’da Normandiya’ya çıkarma yapan Müttefikler batıdan saldırıya geçtiler. Hitler’in o zamana kadar sakındığı, başına gelmiştiÜ aynı anda iki cephede birden savaşması gerekiyordu. Batıdan Amerika önderliğindeki Müttefikler, doğudan ise Kızıl Ordu ilerlemekteydi ve artık tartışılmaya başlanan kimin Berlin’e daha önce gireceğiydi. Pasifik’de ise Japonlar Üstünlüklerini kaybetmişlerdi.
1945 yazına gelmeden 24 Nisan’da Berlin Kızıl Ordu tarafından alındı ve akabinde 7 Mayıs 1945’de Almanya teslim oldu.
Savaşın sona ermediği tek yer kalmıştı, Japonya direnmeye devam ediyordu fakat kendi adalarında abluka altına alınan japonlar barışı görüşmeye hazırdılar, tek şartları “onurlu” bir teslimiyet idi, İmparator’a asla dokunulmayacaktı. Müttefikler ise şartsız bir teslimiyet istemekteydiler. Bunun üzerine japonlar 1945 yazı itibariyle adalarına bir Amerikan çıkarması beklerken 6 – 9 Ağustosta atılan iki nükleer bombanın yıkıcı gücü karşısında teslim olmak zorunda kaldılar. (14 Ağustos 1945) İşin garip tarafı, bu şartsız gerçekleşen teslimiyet sonrası İmparator’a hiç dokunulmadı... (devam edecek)
Etiketler Tarih
1 Comment:
-
- Osman Aksit said...
10:18 ÖÖGuzel bir yazi olmus, yazilarinizin devamini bekliyoruz.