Geri Sayım [5]

Almanlar tüm zorluklara rağmen çalışmalara devam ederken, müttefikler de karşı tarafın hangi aşamada olduğunu öğrenmek için uğraşmaktaydılar. Daha önce İngiliz ve Fransız istihbaratı malum konuda bilgi toplamaya çalışırken, 1943 yılına gelindiğinde Amerika, Avrupa’da yeni bir görev biçiyordu kendisine, “Alsos Görevi”. Bu proje kapsamında Amerikan istihbaratı Almanların nükleer çalışmalarının detaylarını öğrenmek amacıyla harekete geçmişti.

Şubat 1943 de ise hem Almanlar hem de müttefikler için önemli bir gelişme yaşandı, Norveçli bir sabotaj birimi, Almanların Vermonk'daki nükleer tesisine saldırı düzenledi. Vermonk'un almanlar için önemi, ellerindeki tek ağır su kaynağı olmasıydı. Böylesine önemli bir tesise çok kritik bir saldırı düzenleyen Norveçlilerin, Nazi nükleer programını ne derece etkileyebildikleri ise tartışma konusudur. Lakin, tesisin ellerindeki tek ağır su kaynağı olduğu düşünüldüğünde, projeye ağır bir darbe vurulduğunu iddia etmek yersiz olmayacaktır.

1944 yılına gelindiğinde zaman artık Almanya'nın alehine işlemekteydi, geri sayım devam ediyordu, Alman bilim adamlarının üzerindeki baskı artarken, çalışmalara ayrılan maddi destek de azalmaktaydı. Almanya'nın cephede yürütmekte olduğu savaşı kaybetmeye başlaması, Hitler'in, zaten "Yahudi fiziği" olarak adlandırdığı ve henüz bir meyve vermemiş olan çalışmalara verdiği desteği önemli ölçüde geri çekmesine yol açtı. (Nükleer reaktör bile henüz çalışmamıştı) Lazım olan, hemen kullanılabilecek silahlardı; uzaktan kumandayla atılacak bomba, ısıyı takip eden füze, roket uçak, sesi takip eden torpil...

Desteğin azalmasına rağmen Almanya'daki bilim adamları araştırmalarını sürdürmekteydiler. Çalışmalarının başından beri nükleer reaktörün inşası üzerine yoğunlaşmışlardı, bu, onlar için kritik bir aşama idi. Tam anlamıyla çalışan bir nükleer reaktörün yapılması ile tasarlanan bombanın imali konusundaki en büyük engel ortadan kalkmış olacaktı. Kasım 1944 tarihinde iki Alman nükleer araştırma grubundan birinin lideri Diebner'in Diğer grubun başı Heisenberg'e gönderdiği mektup, Almaların nükleer reaktör inşası konusunda hangi aşamada olduğunu göstermesi açısından önemlidir. 10 Kasım tarihli bu mektupta Diebner, yürüttükleri çalışma konusunda bilgi verdikten sonra reaktörle ilgili bir problemden bahsediyordu. Savaşın kaderi Kasım ayı itibariyle yavaş yavaş şekillenmeye başlamışken Almanlar çalışmalarını sürdürmekteydiler ve henüz tam anlamıyla çalışan bir nükleer rektörü kuramamışlardı. Ayrıca bu mektup ile Diebner ve ekibinin, Heisenberg'in de tam olarak bilmediği bir proje yürüttüklerini öğreniyoruz. Daha sonra 2002 ve 2003 yıllarında yapılan araştırmalar sonucu "Gottowéda bulunan bu reaktörün kısa bir süre için zincirleme bir reaksiyona girdiğini ancak bir kaza sonucu başarısız olunduğu ortaya çıktı.

Almanlar çalışmalarına, saatler de geri saymaya devam ediyordu, Alman şehirleri bir bir düşerken, kaybedilmekte olan bu savaşı Almanların lehine çevirebilecek bir silah için hala ümit var mıydı?

Çıkmadık candan ümit kesilmez misali bilim adamları son ana kadar vazgeçmiyorlardı. Sonuçta nükleer reaktör yapmayı neredeyse başarmışlardı, bu aşamadan sonrasının da gelmesi gerekirdi.

4 Mart 1945, saat 9:30. Olayın tanıkları yüzlerce şimşek gücünde bir ışığın aniden belirdiğini, her yerin aydınlandığını ve her şeyin bir anda olup bittiğini söylüyor Ardından esen güçlü bir rüzgara şahit oluyorlardı.

Yer Almanya'nın doğusunda yer alan Thuringian kentiydi. O anı yaşayanlar, Alman bilim adamlarının nükleer bomba denemesine şahit olmuşlardı. Yüzlerce insan ölmüştü, çoğu toplama kampındakilerdi. Başka tanıkların da bildirdiklerine göre cesetlerin vücutlarında ağır yanık izleri vardı.

Bu konu üzerine bir diğer belge, Sovyet istihbarat raporu idi. Güvenilir bir kaynaktan alınan bilgiye dayanılarak oluşturulan rapora göre Almanlar Thuringian’da iki büyük patlama gerçekleştirmişlerdi. Rapor ayrıca bomba için kullanılan maddenin U-235 olduğunu vurguladıktan sonra radyoaktif etkilerden bahsetmekteydi.

Kullanılan bombanın tam olarak atom bombası olup olmadığına dair tartışmalar mevcuttur. Aslında bombanın Alman bilim adamlarının beklediği şekilde sonuç verip vermediği de bilinmemektedir fakat bombanın nükleer füzyonu kullanmak üzere tasarlandığı ve bu açıdan başarılı olduğu iddia edilebilir ve Almanlar bu açıdan bir nükleer silah denemesi gerçekleştirmişlerdir.

Peki bu Nazi iktidarının tek nükleer bomba denemesi miydi? Baltık denizinde yer alan Ruegen adasında da benzer bir olaya tanık olanların varlığı, burada da Almanların nükleer bir test gerçekleştirdiklerini ortaya koyuyor.

Olaya tanık olan İtalyan gazeteci, yine çok parlak bir ışıktan bahsediyor vr koruyucu elbiseli insanların onu olay yerinden hemen uzaklaştırdığını ve bunun bir “füzyon bombası” olduğunun kendisine söylendiğini belirtiyor.

Savaşın son aylarında yapılan bu denemeler Almanların savaşı kaybetmesini engelleyemedi ve 7 Mayıs’ta Almanya teslim oldu. Fakat yapılan bunca çalışma , edinilen bunca bilgi nasıl savaşın seyrini değiştirmeye yetmedi?

Aslında Nazi iktidarı bu projeye gereken önemi yeterince vermemişti, savaşın başında verdikleri destek ilerleyen yıllarda somut bir neticenin yokluğunda hızla azaldı. Ayrıca Almanlar uranyum sıkıntısı da çekmekteydi, bununla beraber ağır su rezervleri de kısıtlıydı. 1944 Kasım’ında Müttefiklerin Alman işgalinden kurtardığı Strausbourg da ele geçirilen belgelerden öğrenildiği üzere projede toplam yüz küsür kişi yer almaktaydı ve bütçesi 10 milyon doları geçmemişti. ( ileride değinileceği üzere Amerika için bu sayılar: 125 000 kişi ve 30 Milyar Dolar... ) Ayrıca Almanların çalışma merkezleri de tüm ülkeye yayılmıştı, merkezi bir kontrol söz konusu değildi.

Savaş sonrasında Alman bilim adamları “Epsilon Operasyonu” kapsamında İngiltere’de “Farm Hall”da birbirlerini görmeden konuştu(ruldu)lar. Ardında ses kayıtları karşılaştırmalı olarak incelendi. Burada Alman bilim adamlarının kısmen tutarlı bilgiler sundukları görüldü. Ardında Heisenberg’e Hiroşima olayı anlatıldı ve Heisenberg, tasvir edilen patlamayı gerçekleştirecek bomba konusunda yerinde tahminlerde bulundu. (yani Almanlar çalışmaları sonucunda önemli yol kat etmiş ve bomba konusunda çok şey öğrenmişlerdi.)

Almanlar aslında mütevazı bir bütçe ve insan gücüyle önemli bilgilere ulaşmışlardı hatta hedeflerini başarmalarına az kalmıştı, savaş birkaç ay daha uzasaydı belki de her şey çok daha farklı olurdu ancak geç kalmıştılar, zamanın çarkları hareket etmekteydi ve geri sayım onlar için sona ermişti. (Sovyetler ile devam edecek......)

0 Comments:

Post a Comment




 

Copyright 2006| Blogger Templates by GeckoandFly modified and converted to Blogger Beta by Blogcrowds.
No part of the content or the blog may be reproduced without prior written permission.